 |
Kredi Derecelendirme (Rating)
|
|
Hüseyin BOZKURT
|
Ratingi; özellikle basın,tv,medya rekabetinden tanıyoruz.
Falan Tv kanalının ratingi şu kadar diye duyarız. Bu gün ratingi finansal anlamı
ile tanıyacağız. Esası ingilizce olan bu kelimenin Türkçe karşılğı
değerlendirme, takdir olarak TDK sözlüğünde yer almaktadır.
Ama uluslararası bankacılık literatüründe kredi notu, kredi derecelendirmesi
olarak kabul görmüştür. Bir işletmenin,bir kurumun veya bir devletin
kredibilitesi bu kelime ile açıklanmaktadır.
Bir işletmenin kredibilitesinin ölçülmesi,
derecelendirilmesi ne anlama gelmektedir? Kredi verilirken onun geri dönme
ihtimali çok önemlidir. Bankacılık sektöründe geri dönüşüm gücü; risk ölçme yada
kredi derecelendirme yöntemi ile tespite çalışılmaktadır.
Riski ölçmek için; bir işletmenin bazı bilgi,değer ve
sahip olduğu kriterlerin sayısallaştırılması gerekir. Bu değerlerin sayılarla
ifadesi sonucu ortaya bir derecelendirme çıkmaktadır. Derecelendirme sırasında o
işletmenin mali verileri, yönetimle ilgili sahip olduğu nitelikleri, geçmişteki
başarısı (performansı), gelecekteki yapacağı projeleri, markaları, patentleri,
entellektüel sermayesi dikkate alınarak bir not verilir.
Kredi notunun (derecelendirmenin) en önemli faydası; kredi
risklerinin herkes için aynı kriterlere göre ve kredi geri dönüşümünün risk
derecesinin belirlenmesi ayrıca bu yöntemle bankaların da riskinin ve sahip
olması gereken sermayenin belirlenmesine yarar.
Öte yandan önümüzdeki yıllarda; kredi notu yüksek
firmalara daha ucuz kredi imkanı doğacaktır. BASEL II kararları uygulandığı
taktirde bu mümkün olacaktır. Ratingi yüksek firmanın kredi faiz oranı düşük
olacaktır.
Bu konuda Türkiye Bankalar Birliği (TBB) bankalardan
bağımsız çalışan bir DERECELENDİRME ŞİRKETİ kurulma çalışmalarını başlatmıştır.
Bir çok banka kendi iç derecelendirme sistemini de kurmuştur.
Ayrıca BASEL II ile kredi verirken aşağıdaki teminatlar
kabul edilebilecektir:
-Nakit, mevduat veya mevduat sertifikası,
-Altın,
-Borçlanma senetleri (firmanın rating'ine göre),
-Borçlanma senetleri (rating yoksa, likit ve bankalarca
çıkartılmış),
-Ana endeksteki (IMKB 100) hisse senetleri,
-Yatırım fonları,
-Ana endeks dışında fakat düzenlenmiş piyasalarda işlem
gören senetler,
-Ana endeks dışında fakat düzenlenmiş piyasalarda işlem
gören
senetleri de barındıran fonlar,
-Taşınmaz mal ipoteği
Basel II kararlarının önümüzdeki yıl devreye girmesiyle;
bu yarışta rating notunu almış olanlar, daima bir adım önde olacaklar. Ratingi
olan firmalar kendini daha iyi ifade edecek ve yerli yabancı tüm finans
kuruluşlarının dikkatlerini üzerine çekecek. Öte yandan,en kötü nota sahip olan
firma bile hiç notu olmayandan önemli hale gelecek. Kısaca şeffaflığı getirecek
olan rating herşeyden önemli hale gelecektir.
Şu an Dünya’daki 4 büyük rating şirketleri şunlardır:
- S&P
- MOODY’S
- FİTCH
- JCR
Öte yandan, ANONİM ŞİRKET sahiplerinin BASEL II’ den sonra
mutlaka rating ile işleri olacağını hatırlatmak için erken sayılmaz.
TEMEL’İN KREDİ NOTU
Temel Bankanın birine gider ve tüketici kredi talebi için
Müdür ile görüşür. Müdür, Temel’I yukarıdan aşağı süzer ancak gözü tutmaz.
Temel’I başından savmak için banka Müdürü “Senin kredi işinin olması için
Doktordan sağlık raporu getirmen lazım.” der. Temel hastahanenin yolunu tutar
ve gidip doktora banka müdürünün isteğini anlatır. Doktor durumu anlar ve
Temel’I soyup iyi bir muayeneden geçirir. Sonra oturur raporunu yazar ve kapalı
zarfa koyarak Temel’e “ Bunu Müdüre ver “ der. Temel zarfı banka Müdürüne
getirip verir. Müdür de şaşkınlık içinde raporu açar okur. Raporda “ Bu adam da
kredi alacak göz var ama, ödeyecek yürek yok. (+1-1) “ diye yazmaktadır.
BANKALAR NE YAPIYOR
Şu an bankalar 1.1.2008 den itibaren ülkemizde yürürlüğe girecek BASEL II
uygulamaları için iki sistem üzeride çalışmaktadır. Bunlardan biri Standart
sistem dediğimiz bağımsız bir kredi derecelendirme kuruluşu tarafından kredi
notlarını tespiti ve buna göre banka sermaye ihtiyacının belirlenmesidir. Bu
sistemde risk daha azdır. Örneğin, gerçek müşteri çek senedi teminat olarak
alınmayacak.
Yaklaşık bir yıl sonrası için yani 2009 yılında ise
bankanın kendi içsel değerlendirmelerinin esas alınması planlanmaktadır. İçsel
değerlendirme de temiant kısıtlaması olmayacak ancak, her iki sistemde de bu gün
kabul edilen teminatların bir çoğu kabul edilmeyecektir. İçsel değerlendirme de
kabul edilecek teminatların bir çoğu kredi maliyetini düşürmeyecek. Bu
hazırlıklar henüz kesinleşmemiş ama görünen köy kılavuz istemiyor. Çok kısa süre
sonra önümüze gelecek.
Özellikle KOBİ sayılan firmalarımızın bir an evvel
bilançolarını iyi bir şekilde okumaları, değerlendirmeleri ve buna göre BASEL II
uygulamalarına hazır olmaları, kredi notlarını iyileştirmek için derslerine iyi
çalışmaları gerekmektedir. Sonuçta sağlık raporu almak
zorunda kalmamaları ve banka kapısından çevrilmemeleri temennisiyle iyi haftalar
diliyorum.
|